Kırıkkale,Türkiye
0531 914 59 64
info@nuraniyat.com

Melek otu

Melek otu


Eski çağlardan bu yana insanlar tarafından çok sık kullanılan bir bitkidir.
En Sık Bulunduğu Bölgeler ve Genel Özellikleri: Bazı botanikçilere göre aslen Suriye, Hollanda ve Polonya’ya özgü olan melekotu, daha sonraları kuzey ve Baltık denizi kıyılarında ve birçok bölgede yetişmeye başlamıştır. Dünyanın farklı bölgelerinde farklı türleri bulunmaktadır. Örneğin Amerikada Angelica atropurpurea, Avrupada Angelica sylvestris, Çin ve Asya’da ise Angelica sinensis gibi farklı türleri bulunmaktadır. Yaklaşık 50-250 cm boyunda olan bitkinin keskin bir kokusu vardır.

 

Kullanılabilir kısımlar: Medikal amaçlı olarak bitkinin genellikle kök, tohum ve meyve kısımları kullanılmaktadır. 
 
İçeriğindeki Bileşenler: Uçucu yağ (heksilmetil fitalat, alfa pinen, beta fellandren, borneol, kamfen, beta bisabolen, beta karyofilen, makrosiklik laktonlar vs..), furanokumarinler (angelisin, bergapten, imperatorin, ksantholtoksin vs..), yağ asidi, fitosteroller (beta sitosterol, sigmasterol vs..) ve daha birçok bileşen içermektedir.
 
Etkileri ve Kullanıldığı Durumlar: Melekotunun içerdiği kumarin maddesinin insanlardaki platelet agregasyonunu (kümeleşmesini ve birikmesini) azaltarak kanı sulandırıcı etkinliğe sahip olduğu bilinmektedir. Melekotunun Çin’de yetişen bir türü olan angelica sinensis’in (Dong quai), warfarin adlı kan sulandırıcı ilaçla beraber deney hayvanları üzerinde kullanımının, protrombin zamanını uzattığı (kanın pıhtılaşma süresini uzattığı) görülmüştür. Ancak diğer melekotu türlerinin de aynı etkiye sahip olup olmadığı bilinmemektedir.
 
Yapılan ilk çalışmalar sonunda melekotunun antioksidan özellik gösterdiği ve karaciğeri kronik alkol hasarından koruduğu ortaya çıkmıştır. Melekotu ekstrelerinin hücre zarındaki lipit peroksidasyonunu ve serbest radikal oluşumunu inhibe ettiği (engellediğini) ayrıca serbest radikallerin etkilerini önlediği düşünülmektedir.
 
Melekotu meyvesinden elde edilen etil alkol ekstresinin furanokumarinler, imperatonin ve ksanthoksin içeriğinden dolayı kanser hücreleri üzerinde antiproliferatif etki (gelişmesini önleyici etki) yaptığı sanılmaktadır. Melekotunun yaprak ve meyvesinin de ksantoksin içeriği nedeniyle aynı şekilde antitümör etki gösterdiği düşünülmektedir. 
 
Bunların yanı sıra melekotunun penil vibratuar eşiği yükselterek ve penil somatosensör uyarım potansiyeli amplitüdünü düşürerek  erken boşalma sorununda da faydalı olabileceği düşünülmektedir.
Melekotu oral olarak kullanıldığında  halk arasında,
  • Hazımsızlık, sindirim sisteminde biriken gaz nedeniyle oluşan sıkıntı, iştah kaybı gibi sindirim sistemi problemlerde,
  • Böbrekler ve idrar yolları ile ilgili bazı sıkıntılarda, ayrıca diüretik (idrar söktürücü) olarak,
  • Menstural akımı (regl) uyarıcı olarak, 
  • Antiseptik, balgam söktürücü ve diyaforetik (terletici) olarak, 
  • Romatizmal bazı sıkıntılara karşı,
  • Sinirlilik ve insomnia’nın (uykusuzluk) üstesinden gelebilmek için,
  • Öksürük ve bronşit gibi bazı solunum yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olarak,
  • Bazı karaciğer ve safra kanalları rahatsızlıklarında tedavi edici veya tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır.
 

Etkili Olduğu Durumlar:

  • Dispepsi (Hazımsızlık, sindirim güçlüğü): Melekotunu da içeren spesifik bir bitkisel karışımın dispepsiye karşı etkisi araştırılmıştır ve 4 hafta süren çalışma sonucu rahatsızlık semptomlarının belirgin ölçüde azaldığı görülmüştür. Kullanılan özel bitkisel karışımda melekotundan başka nane, alman papatyası, kimyon, meyan kökü, peygamber dikeni, kırlangıç otu ve melisa ekstreleri de bulunmaktadır. Araştırmaya katılan hastalar 4 hafta boyunca, günde 3 kez 1 er mililitre ekstre kullanmışlardır. Bunun sonucunda reflü, mide ağrıları, krampları,mide bulunatısı ve kusma gibi şikayetlerde belirgin oranda azalma görülmüştür.
  • Erken Boşalma: Erken boşalma sorunu olan bir grup erkeğin penis bölgesine, cinsel ilişkiden 1 saat önce, içerisinde melekotu kökü de bulunan bitkisel bir krem uygulanmıştır. Bu krem 1 saat bekletildikten sonra ve cinsel ilişkiye girmeden hemen önce yıkanmıştır. Sonuç olarak plaseboya kıyasla, cinsel ilişki süresinin belirgin oranda uzadığı tespit edilmiştir.
Kullanım Şekli ve Dozaj: Kullanım dozajı konusunda farklı kaynaklarda farklı bilgiler mevcuttur. Fakat genel olarak melekotu kökünün günlük kullanım miktarı yaklaşık 3-9 gram kadardır. Esansiyel yağı ise oral olarak kullanılacaksa 10-20 damla yeterli olacaktır.
 
Güvenlik ve Yan Etkileri: Melekotunun gıdalarda bulunan miktardaki kullanımı oldukça güvenlidir. Melekotunun gıdalarda kullanımı Amerika Birleşik Devletleri’nde güvenli kabul edilmektedir ve GRAS statüsündedir (güvenli).  Fakat Kanada, melekotu türlerinin gıdalardaki kullanımına onay vermemiştir. Ayrıca melekotunun kısa süreli topikal (bölgesel) kullanımının da güvenli olduğu düşünülmektedir.
 
Melekotunun medikal amaçlı oral kullanımının güvenilirliği hakkında yeterli veri mevcut değildir. Ancak melekotu gebeler tarafından kullanılmamalıdır. Bunun nedeni melekotunun uterus kasılmalarına yol açması hatta abortif etkili (düşüğe yol açabilen) olabilmesidir. Emziren kadınların kullanımının güvenilirliği hakkında da yeterli bilgi mevcut değildir.
 
 
Lütfen bu sayfayı sevdiklerinizle paylaşın

guest
İsteğe bağlı, önemli değil
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
NURANIYAT
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x