Kırıkkale,Türkiye
0531 914 59 64
info@nuraniyat.com

Isırgan

Isırgan


Isırgan Otu

Isırgan Otu, kökünden başlayarak sapı, yaprakları ve çiçeklerine kadar baştan aşağı şifalıdır. Isırgan Otu, içindeki kıymetli özün ziyan olmaması için kaynatılmamalı sadece haşlanmalıdır.

Urtica urens
• Türkçe Adı: Isırgan
• İngilizce Adı: Stinging Nettle
• En Sık Bulunduğu Bölgeler ve Genel Özellikleri: Hemen hemen dünyanın ılıman iklime sahip tüm bölgelerinde sıklıkla bulunabilen otsu bir bitkidir. Dokunulduğunda ciltte batmaya benzer bir his oluşturduğu ve acıya neden olabildiği için “ısırgan” adını almıştır.

Kullanılabilir kısımlar: Bitkinin tüm kısımları medikal amaçlı olarak kullanılabilir (toprak üstü kısım ve kökler)

Etkin Maddeler: Taze ısırganotunun ciltte batma hissi yaratan topraküstü kısmlarında histamin, serotonin, asetilkolin, formik asit ve lökotrienler (LTB4, LTC4, LTD4) bulunmaktadır. Bunların haricinde flavonoidler (rutin, izoquercitin, astragalin vs..), silisilik asit, uçucu yağ (en çok ketonlar) ve potasyum iyonları başta olmak üzere birçok bileşen bulunmaktadır.
Isırganotu kökünde ise steroidler (beta sitosterol, stigmasterol, kampesterol vs..), lektinler, polisakkaridler (glukanlar, glukogalakturonanlar, asidik arabinogalaktanlar vs..),skopoletin, lignanlar ve seramidler başta olmak üzere birçok bileşen bulunmaktadır.

Etkileri ve Kullanıldığı Durumlar: Isırgan kökü, immünomodülatör (bağışıklık sisteminin gücünü artırma veya azaltma yoluyla bağışıklık sisteminin yanıtını değiştiren madde) özellikler ve hafif antienflamatuar özellik gösteren polisakkaritler içermektedir. Bunun yanında ısırgan kökü androjenik hormonların etkisini de azaltabilmektedir.

Isırgan yaprağı ise içerdiği zengin karoten, C vitamini, K vitamini, potasyum ve kalsiyum içeriğinden dolayı pişirilerek yemek olarak da tüketilmektedir. Isırgan yapranlarında en az ıspanakta ve diğer sebzelerde olduğu kadar C vitamini ve karoten vardır. Ayrıca bu bitki analjezik (ağrı kesici), antienflamatuar, lokal anestezik, kanı durdurucu, antibakteriyel ve antiviral özellikler göstermektedir.

Isırganın topraküstü kısımları ağrı kesici ve antienflamatuar özelliklerinden dolayı osteoartrit (eklem kireçlenmesi) gibi kas ve eklem rahatsızlıkları için kullanılabilir. Yapılan bazı araştırmalar ısırganın içeriğindeki quercetin maddesinin alerjik rinite karşı faydalı olduğunu göstermiştir. Çünkü quercetin maddesi antienflamatuar olmasının yanı sıra mast hücrelerini de dengeleyici özellik göstermektedir. Quercetin maddesi mast hücrelerinden ve bazofillerden, alerjiyle bağlantılı bir madde olan histamin salınımını azaltmaktadır.

Isırganotu ayrıca diüretik özellik de göstermektedir (idrar söktürücü). Bu nedenle özellikle idrar yolları problemleri veya enfeksiyonları olan kişiler tarafından ayrıca böbrek taşı olan kişiler tarafından kullanılmaktadır. Bunların haricinde ısırgan vücut sıcaklığını düşürmekte ve merkezi sinir sistemini deprese etmekte, kalp hızını ve kan basıncını düşürmektedir.

Isırgan bazı kişiler tarafından prostat ile ilgili şikayetlerde, özellikle iyi huylu prostat büyümelerinde veya prostat kanserinde kullanılmaktadır. Yapılan ilk çalışmalar prostat kanseri görülen erkeklerde ısırgan kullanımının, prostat dokusundaki adenozin deaminaz enzimi aktivitesini azalttığı yönündedir. Isırgan beta sitosterol içermektedir ve bu madde muhtemelen büyüme faktörlerini inhibe ederek (çalışmalarını engelleyerek) prostat büyümesinin önüne geçmektedir. Yapılan hayvan deneylerinde beta sitosterol maddesi farelerde prostatı küçültmektedir, ancak aynı etki insanlarda tesbit edilmemiştir. Bunun yanı sıra yapılan ilk çalışmalar ısırgan ekstrelerinin prostat büyümesini engellediğini göstermiştir.

Isırgan yaprağı dokunulduğunda cildi tahriş etmesiyle ünlüdür. Bu yaprakta bulunan ve cilt tahrişine neden olan kısım histamin, asetilkolin ve serotonin içermektedir. Yapılan ilk çalışmalar bitkinin yaprakları sorunlu bölgeye uygulandığında artrit ağrısını hafiflettiği ortaya çıkmıştır. Ancak bu etkinin mekanizması tam olarak bilinmemektedir.

Bunların haricinde ısırganın içerdiği UDA adlı maddenin antifungal aktivite (mantar öldürücü) gösterdiği de düşünülmektedir.
• Isırganotu iyi huylu prostat büyümesi ve idrara çıkamama gibi idrar yolu hastalıklarında,
• Isırgan kökü eklem rahatsızlıklarında,
• Isırganın toprak üstü kısımları alerjik rinit gibi bazı alerjik problemlerde,
• Osteoartrit gibi kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarında,
• Böbrek taşlarının daha kolay atılımını sağlamak için,
• Uterus kanaması ve burun kanaması gibi iç kanamaları dindirmeye yardımcı olarak,
• Anemi, dolaşım zayıflığı, splenomegali (dalak büyümesi) gibi çeşitli hastalıklarda,
• Mide asiditesi, safra kesesi şikayetleri, diyare gibi sindirim sistemi problemlerinde,
• Dizanteri gibi bazı enfeksiyon hastalıklarında,
• Astım ve akciğer tıkanıklığı gibi solunum yolları şikayetlerinde,
• Deride döküntü ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarında,
• Bazı kanser türlerinin tedavisine ve önlenmesine yardım amaçlı,
• Yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasını geciktirici olarak,
• Kanı temizlemek ve yaraların iyileşmesini hızlandırmak için ısırgan oral olarak (ağızdan alınarak) kullanılır.
• Isırganotu topikal olarak kullanıldığında ise kas ve iskelet sistemindeki ağrıları azaltmak için faydalıdır. Bunun yanı sıra topikal olarak kullanıldığında özellikle kepeklenme ve saç dökülmesi gibi saç problemlerine ve yağlı saçlara iyi gelmektedir.
• Taze ısırganotu yaprakları pişirildiğinde yemek olarak tüketilebilir.
• Isırganotu ekstresi, saç ve cilt için üretilen birçok kozmetik üründe yeralmaktadır.
Etkili Olduğu Durumlar:
• Alerjik Rinit: Halk arasında bahar nezlesi olarak da bilinen alerjik rinitin giderilmesinde ısırganotunun faydalı olduğu düşünülmektedir. Yapılan ilk çalışmalar sonucu ısırganotunun topraküstü kısımlarının alerjik rinit semptomlarını hafifletmede etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak bu konuyla ilgili yeterli kanıt bulunmamaktadır.
• İyi Huylu Prostat Büyümesi: Isırganotunun bu rahatsızlığın tedavisinde etkili olabileceğini gösteren bazı çalışmalar mevcut olsa bile bu konuyla ilgili yeterli kanıt bulunmamaktadır ve bazı çelişkili çalışma sonuçları mevcuttur.
• Osteoartrit: Yapılan çalışmalar sonucu ısırganotu yaprağının oral veya topikal kullanımı osteoartrit görülen hastalardaki ağrıları azaltmaktadır. Bazı hekimler hastalarındaki osteoartrit kaynaklı ağrıları azaltmak için hastalarında geleneksel antienflamatuar ilaçlarla veya analjeziklerle beraber ısırganotu yaprağını kullanmaktadırlar.
Kullanım Şekli ve Dozaj: Eğer ısırgan yapraklarını çay olarak tüketmek istiyorsanız 1,5 gr taze toplanmış bitkiyi soğuk suya atınız ve kaynama sıcaklığına gelene kadar ısıtınız. Daha sonra ateşi söndürüp 10 dk bekleyiniz ve süzerek içiniz. Bitkinin yapraklarının günlük kullanım dozu ortalama 8-12 gram kadardır. 1 çay kaşığı yaprak ortalama 0,8 gram ağırlığındadır. Eğer ısırgan kökünü çay olarak tüketecekseniz 1,5 gram bitki kökünü soğuk suya atınız ve kaynama sıcaklığına gelene kadar ısıtınız ve 1 dk kaynatınız. Daha sonra ateşi söndürüp 10 dk bekleyiniz ve süzerek içiniz. Bitkinin kökünün günlük kullanım dozu ortalama 4-6 gram kadardır. 1 çay kaşığı kök, ortalama 1,3 gram ağırlığındadır.

Güvenlik ve Yan Etkileri: Oral olarak uygun miktarlarda kullanıldığında bitkinin tüketimi güvenli kabul edilmektedir. Bitkinin kökü medikal amaçlı olarak 6 aya kadar uygun dozlarda güvenle kullanılabilir. Uzun süreli kullanımın güvenliliği konusunda herhangibir araştırma mevcut değildir. Ancak ısırganotu uterusu uyarabildiğinden gebelikte kullanılmamalıdır. Emzirme döneminde kullanımı hakkında da herhangibir araştırma mevcut değildir.

Diğer Bitkilerle /Gıdalarla / Gıda Takviyeleriyle Etkileşim:
• Hipotansif Etkisi Olduğu Bilinen Bitkiler: Isırganın tansiyon düşürücü etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle tansiyon düşürücü özelliği olan diğer bitkilerle beraber kullanımının hipotansif etki yapabileceği (tansiyonu normalden daha düşük seviyeye düşürebileceği) düşünülmektedir. Bu bitkilerden ve maddelerden bazıları andrographis otu, kazein peptidleri, kedi pençesi, öksürük otu, koenzim Q10, balık yağı ve L-arginine’dir
İlaçlarla Etkileşim:
• Antidiyabet İlaçları: Antidiyabet ilaçlar genellikle kan şekerini düşererek etkilerini gösterirler. Isırganın da böyle bir etkisi olabileceği için bu ilaçların etkisini teorik olarak daha da güçlendirebilir.
• Antihipertansif İlaçları: Bu ilaçlar yüksek tansiyonu düşürerek etkilerini gösterirler. Isırganın da böyle bir etkisi olabileceği için yüksek dozlarda ısırgan kullanımı, bu ilaçların etkisini teorik olarak daha da güçlendirebilir.
• Merkezi Sinir Sistemi Depresanları: Bazı çalışmalar ısırganın merkezi sinir sistemini deprese edici (yatıştırıcı) etki gösterebileceğini düşündürmektedir. Dolayısıyla sedatif etki gösteren ilaçlarla (yatıştırıcı) adaçayının beraber kullanılması, bahsedilen ilaçların etkinliklerini daha da güçlendirebilir.
• Lityum: Isırganotunun idrar söktürücü etkileri olduğu bilinmektedir. Bu özelliğinden dolayı teorik olarak, kandaki lityum oranlarını arttırabileceği düşünülmektedir. Olası bu etki nedeniyle gerektiği takdirde lityum dozunun azaltılması gerekebilir.
Hastalıklar veya Durumlarla Etkileşimi:
• Diyabet: Yapılan bazı çalışmalar sonucunda ısırganotu kullanımının kan şekeri oranlarını arttırabileceği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla diyabet hastaları ısırgan kullandıklarında kan şekeri oranlarını kontrol etmeleri daha da zorlaşabilir. Bu nedenle diyabet hastalarının ısırgan kullanırken dikkatli olmaları tavsiye edilir.
• Hipertansiyon: Isırganın tansiyon düşürücü etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle tansiyon düşürücü ilaçlarla beraber kullanımının mevcut ilaçların etkilerinin daha da güçlenmesine neden olabileceği düşünülmektedir.
• Böbrek Yetmezliği: Isırganotunun topraküstü kısımları diüretik etkilidirler (idrar söktürücü). Bu nedenle her ihtimale karşı böbrek rahatsızlıkları olanların dikkatli kullanması önerilir.
German Commission E: Alman Komisyon E monografları (German Commission E monografları), 1983 ve 1993 yılları arasında 300 ‘den fazla bitki ve bitkisel karışımın medikal kullanımını, etkilerini ve yan etkilerini birçok klinik araştırmalar yaparak, objektif ve çok sıkı bilimsel kriterlere göre değerlendirek yazılmış olan bitkilerle ilgili bir bilgi kaynağıdır. Alman komisyon E monografları, Alman hükümeti tarafından finanse edilen komisyon E’nin titiz çalışmalar sonucu yayımladığı, tüm dünyadaki herbalistler, eczacılar ve tıp doktorları tarafından ciddiye alınan bir kaynak olarak değerlendirilmektedir.
Isırganın German Commission E tarafından onaylanan kullanım durumları:
• İdrar yolları enfeksiyonları
• Böbrek ve idrar kesesi taşları
• Romatizma
Bilimsel Araştırmalar:
• Artrit: 1528 artrit hastası üzerinde yapılan 3 haftalık klinik araştırmada hastaların bir kısmına sadece ısırganotu yaprağı ekstresi, diğer gruba da hem ısırganotu yaprağı ekstresi hem de klasik bir non-steroid antienflamatuar ilaç verilmiştir. Her iki gruptaki hastalarda, hastalık semptomlarının belirgin oranda azaldığı ve her iki grubun sonuçları açısından belirgin bir fark olmadığı görülmüştür. Çalışmanın başarısını değerlendirmek için dinlenme esnasında hissedilen ağrı, hareket esnasında hissedilen ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi parametreler değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda çalışmanın başına oranla her iki gruptaki hastalarda da dinlenme esnasında hissedilen ağrı şiddeti yaklaşık %52, hareket esnasında hissedilen ağrı şiddeti %44 ve hareket kısıtlılığı ise %37 oranında azalma göstermiştir. Çalışmaya katılan hastaların ve doktorlarının genel görüşü de değerlendirilmiş ve görüşleri sorulan kişilerin %75’i ısırganotu tedavisini “iyi – çok iyi” şeklinde değerlendirilmiştir. Ancak çalışmaya katılan her iki gruptaki hastalardan da beşer tanesi tedavi esnasında sindirim sistemi rahatsızlığı yaşadıklarını belirtmişlerdir.
• İyi Huylu Prostat Hiperplazisi: Halk arasında prostat büyümesi olarak adlandırılan bu hastalığın değerlendirilmesi için prostat büyümesi görülen 2080 hasta üzerinde 12 haftalık bir araştırma yapılmıştır. Hastalara 12 hafta boyunca ve günde 2 kez Prostagutt adı verilen bir bitkisel takviye uygulanmıştır. Bu takviyenin içerisinde 120 mg ısırgan ekstresi ve 160 mg Saw palmetto ekstresi (küçük palmiye) bulunmaktadır. Çalışma sonunda idrar akışının %47 arttığı ve gece idrara çıkma sıklığının %49 azaldığı tespit edilmiştir. Çalışmaya katılanların %85’i hastalıklarının semptomlarının azaldığını belirtmişlerdir. Yapılan ekografi tetkikleri sonucunda ise hastaların %50’sinde prostatın küçüldüğü tespit edilmiştir.

Ayurveda’da Kullanılan İsmi: Bichu

Tadı: Buruk

Kullanılan Kısımları: Bitkinin tüm kısımları medikal amaçlı olarak kullanılabilir (toprak üstü kısım ve kökler)

Enerjetiği: Serinletici

Sindirim Sonrası Etkisi: Acı

Doshalar Üzerindeki Etkileri: Pitta ve Kapha’yı azaltırken, Vata’yı arttırır.

Genel Nitelikleri: Kanı temizleyici, kanamayı durdurucu, balgam söktürücü, besleyici, diüretik (idrar söktürücü)

Kullanım Alanları: Taze ısırgan yaprakları buharla pişirilerek yemek olarak hazırlanabilir. Özellikle uzun süreli kullanımında özellikle mide, akciğerler ve idrar yolları başta olmak üzere, tüm vücut için faydalı bir tonik olacaktır. İçeriğindeki yüksek konsantrasyondaki besleyici maddeler, kansızlık için de etkili olabilir. Isırgan çayı özellikle soğuk olarak tüketilirse idrara çıkamama, sistit, nefrit ve iltihaplı idrar yolları sorunları gibi idrar yolları problemlerine iyi gelebilir. Isırgan çayı özellikle sıcak tüketilirse astım, akciğer problemleri, diyare, dizanteri, hemoroid, çeşitli kanamalar ve skorbüt (C vitamini eksikliğinden kaynaklanan bir çeşit hastalık) gibi hastalıklara iyi gelir. Isırgan, bağırsaklardaki fazla mukusun atılmasına da yardımcı olur. Bunun yanı sıra ısırgan kökü, prostat büyümesi tedavisinde de kullanılabilir. Romatizmal ve artrit ile ilgili ağrıların hafiflemesinde ısrganın topikal veya oral kullanımı oldukça etkilidir. Taze yapraklar topikal kullanılacaksa, ağrıyan bölgenin üzerine sürtülerek bölgesel ağrıların şiddetinin azalması sağlanabilir. Taze ısırgan suyu, siğillerin üzerine ovalanarak 10-12 gün boyunca uygulanırsa siğillerin iyileşmesi hızlanacaktır. Ayrıca yaranın üzerine serpilen ısırgan tozunun ise kanamayı durdurucu etkisi olduğu bilinmektedir. Saç derisine uygulan ısırganın da saç uzamasını hızlandırdığı bilinmektedir. Eğer iç kanama gibi problemlerin üstesinden gelinmek isteniyorsa bol miktarda ısırgan otunu 30 dakika kısık ateşte pişiriniz. 30 dk sonrasında bez bir tülbent yardımıyla ısırganların suyunu süzünüz ve bu sudan her saat başı 1 çorba kaşığı kadar tüketiniz. Bunların yanı sıra ısırgan tohumlarından hazırlanan tentür, guatr ve tiroid bezinin az çalıştığı durumlarda etkili olabilir. Özellikle tiroidin az çalışmasından kaynaklanan obezite gibi durumlar için faydalı olacaktır.

Çince İsmi: Qian Ma

Genel Nitelikleri: Çin tıbbında bu bitkinin genellikle toprak üstü kısımları kullanılmaktadır. Kanamayı durdurucu, diüretik (idrar söktürücü), balgam söktürücü, besleyici ve süt arttırıcı özellikleri vardır.

Etkilenen Organ Meridyenleri: Bağırsaklar, idrar kesesi, akciğerler

Kullanım Alanları: Isırganotu, idrara çıkamama, sistit, nefrit ve iltihaplı idrar yolları sorunları gibi idrar yolları problemleri için kullanılır. Ayrıca astım ve bazı akciğer hastalıkları gibi solunum yolları hastalıklarında ve diyare, dizanteri, hemoroid gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarında da kullanılır. Vücuttaki genel kanama durumları ve ödem varlığında da ısırgan, bunların üstesinden gelmek için oldukça faydalı bir bitkidir.

Lütfen bu sayfayı sevdiklerinizle paylaşın

NURANIYAT