Kırıkkale,Türkiye
0531 914 59 64
nuraniyat@yahoo.com

Kategori: Kur’an-ı Kerim

Âdiyât Sûresi

﴾100﴿ Âdiyât sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu   Âdiyât, koşan atlar demektir. Asr sûresinden sonra Mekke’de inmiştir, 11 (onbir) âyettir. Bu sûrede insanoğlunun nankörlüğünden, kıyamet günü ortaya çıkacak acıklı durumdan söz edilir.   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا ﴿١﴾ 1.Vel âdiyâti dabhâ(dabhan). Nefes nefese koşanlara andolsun. فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا ﴿٢﴾ 2.Fel mûriyâti kadhâ(kadhan). Sonra hızla çarparak…
Devamı

Kâria Sûresi

﴾101﴿ Kâria sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu   Kâria, kapı çalan demektir ve kıyamet kasdedilmiştir. Kureyş sûresinden sonra Mekke’de inmiştir, 11 (onbir) âyettir. Bu sûrede, kıyametin kopuşunda meydana gelecek olaylardan ve insanın âkıbetinden söz edilmiştir. بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ الْقَارِعَةُ ﴿١﴾ 1.El kâriatu. Kâria. مَا الْقَارِعَةُ ﴿٢﴾ 2.Mâl kâriatu. Kâria nedir? وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْقَارِعَةُ ﴿٣﴾ 3.Ve…
Devamı

Tekâsur Sûresi

﴾102﴿ Tekâsur sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Tekâsür, çokluk yarışı ve çoklukla övünmek demektir. Kevser sûresinden sonra Mekke’de inmiştir. 8 (sekiz) âyettir. Cahiliye Arapları, mal, evlât ve akrabalarının çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de isbat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının çokluğuyla övünürlerdi. Sûrede…
Devamı

Asr Sûresi

﴾103﴿ Asr sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Asr, yüzyıl, ikindi vakti ve meyvenin suyunu çıkarmak gibi manalara gelir. Asra yemin ile söze başladığı için bu adı almıştır. İnşirâh sûresinden sonra Mekke’de inmiştir. 3 (üç) âyettir. Sûrede kurtuluşun imana, iyi işler yapmaya hakkı ve sabrı tavsiye etmeye bağlı olduğu anlatılmıştır.   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ…
Devamı

Humeze Sûresi

﴾104﴿ Humeze sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Hümeze, birini arkasından çekiştirmek, onunla alay etmek, kırmak ve incitmek manalarına gelir. Kıyamet sûresinden sonra Mekke’de inmiºtir, 9 (dokuz) âyettir.   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ ﴿١﴾ 1.Veylun li kulli humezetin lumezetin. Arkadan çekiştirmeyi ve kaş-gözle alay etmeyi alışkanlık haline getirenlerin hepsinin vay haline! الَّذِي…
Devamı

Fîl Sûresi

﴾105﴿ Fîl sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Kâbe’yi yıkmak isteyen Ebrehe’nin fillerle hücumunu konu edindiği için bu adı almıştır. Kâfirûn sûresinden sonra Mekke’de inmiştir, 5 (beş) âyettir.   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ ﴿١﴾ 1.E lem tera keyfe feale rabbuke bi ashâbil fîl(fîli). Senin Rabbin fil sahiplerine neler yaptı,…
Devamı

Kureyş Sûresi

﴾106﴿ Kureyş sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Kureyş’e cahiliye devrinde verilen bazı imtiyazlardan bahsettiği için bu adı almıştır. Tîn sûresinden sonra Mekke’de inmiºtir, 4 (dört) âyettir. بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ ﴿١﴾ 1.Li îlâfi kureyş(kureyşin). Kureyşin ülfetini (emin ve rahat olmalarını) sağladığı için. إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاء وَالصَّيْفِ ﴿٢﴾ 2.Îlâfihim rıhleteş şitâi ves sayf(sayfi). Onları, yaz…
Devamı

Mâûn Sûresi

﴾107﴿ Mâûn sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu   Mâûn, zekât vermek yahut bir şeyi geçici olarak kullanması için birine vermek şeklinde yardım demektir. Âlimlerin çoğuna göre tamamı Mekke’de inmiştir, 7 (yedi) âyettir. Dini yalanlayan, iyilikten uzak duran kimseler hakkında inmiştir. بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ ﴿١﴾ 1.E raeytellezî yukezzibu bid dîn(dîne).…
Devamı

Kevser Sûresi

﴾108﴿ Kevser sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Kevser, çok nimet demektir; ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. Âdiyât sûresinden sonra Mekke’de inen bu sûre 3 (üç) âyettir. Erkek çocukları yaşamadığı için Peygamberimize müşrikler, nesli kesik manasına ebter dediler. Sûrede buna cevap verilmiştir.   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ ﴿١﴾ 1.İnnâ a’taynâkel kevser(kevsere). Muhakkak…
Devamı

Kâfirûn Sûresi

﴾109﴿ Kâfirûn sûresinin meali, Arapça ve Türkçe okunuşu Kâfirlerden söz ettiği için bu adı almıştır. Mâûn sûresinden sonra Mekke’de inmiştir, 6 (altı) âyettir.   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ   قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ ﴿١﴾ 1.Kul yâ eyyuhâl kâfirûn(kâfirûne). De ki: “Ey kâfirler!” لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ ﴿٢﴾ 2.Lâ a’budu mâ ta’budûn(ta’budûne). Ben sizin taptığınız (kul olduğunuz) şeylere…
Devamı